karanlık üzerine karanlığın çöktüğü muhayyilelerden haber var!...denizi görmediniz mi, savrulmuş güncelerde? hâlâ yüreğinize ateş düşmedi mi sizin?ve hüzün bağdaş kurmadı mı çürümüş vicdanlarınızda…bu gençler ne...
gün yine sislibilinmeyene bürünmüş,insan gün aydınlığınınher gün sancıyla doğduğunu,nerden bilsin...umarsız hayatların insanı,kendi dünyasına kıvrılmış,ihtişam dolu evrenden,bigane zamanları soluyor...güneş her canlının üzerine,busesini kondururken,imtina etmiyor ışımasından…gün koşulsuz...
hüzünlü bir aşk hikâyesini dinliyoruz…suskun yanlarımız,bağdaş kurmak istiyorlar anlatılan hikâyede…tam tutkuların feveran edeceği vakitte,bir ses duyuluyor ta derinlerden…“durun dinlemekte olduğunuz o hikâye,başı ve sonu ölümlü...
mecali tükenmiş büyük emanetçi,kapıya geleni misafir etmeye hazırlanırken,saat akşama beş vardı…saatti ve durmak bilmiyordu…yaş kemâlâtı çoktan devirmişti bir kere,saatin kaç olduğunun,ve akşama beş kalanın ne...
bir gün düşünün kio gün bahar mevsimi dediğer mevsimler deartık tedavülden kalkmış olacak...ve güneş kararmış,yer yuttuklarını kabullenmemiş,su kaynayan volkanlara dönüşmüş olacak...dağlar savrulan pamuklar gibi savrulacak,yıldızlar...
var edilenlerin bütünü,adanmış aşkın tutkusundaydı…biz ölümlüler,evrendeki muhteşem,adanmışlık senfonisini dinlemeye koyulduk…“yüreğiyle bakmayanlar anlayamazlar “diye bir ses duyuldu…yürek neydi kibakmak neydi kibiz neyi keşfedecektik ki…sessizliğin bağrına sürgün...
durgundu yaşam,sessizliğe sürgün yemişçesine…insan, yaşamın içindeydi,ve büyük emaneti yüklenen,en önemli varlıktı…gel gör ki,ihaneti beslemeyi,emanete sahip çıkmaya tercih etmişti…geçip giden günün yangını,yarınımızı kuşatmış,yeşerecek olan düşlerimizi,“çok geç”...
"Haysiyet davasıÖnce kısa bir arazi tanımlaması yapalım:ABD ve İngiltere arasında ayrışma ve gerilim sürüyor.İngiltere, “ABD’ye ödünç verdiği gücünü” geri istiyor. Churcill, II.Dünya savaşı sonrası harab...
kurban günü geldi… adı bayram olan günü karşılıyoruz… İbrahim de karşılamıştı… İbrahim ki en zor zamanda, İsmail’ine kavuşmuştu… ihtiyarlık günleriydi o zor günler… canından bir...
“korku; toplumsal kesimler özellikle de yönetenler, kimi zaman bir birlerini, rakiplerini, çoğu zaman halkı, bazen da becerebilirlerse müttefik addettikleri dış güçleri korkutarak istediklerini yapmayı kolay...